Şantiyeye çıkıldığında sorulan ilk soru "nasıl yıkalım" değildir. İlk soru şudur: yapı kendi ağırlığıyla ve kontrolsüz biçimde aşağı gelirse ne olur. Bu sorunun cevabı "hiçbir şey olmaz" ise iş toptan yıkımdır, makine getirilir, bir günde biter. Cevap "komşunun duvarına dayanıyor", "alt katta insan var", "yandaki bina bu duvara oturmuş" gibi bir şeyse iş kontrollü sökümdür ve tamamen başka bir planlama gerektirir. Aradaki fark yöntem tercihi değil, kısıt farkıdır.
Aşağıda bu kararın hangi başlıklara bakılarak verildiğini, her başlıkta yanlış kararın nasıl bir sonuç ürettiğiyle birlikte anlattık.
Komşu yapıya kalan mesafe kararı çoğu zaman baştan verir
Karşılaşılan durum: yapı bitişik nizam, sağ ve sol komşuyla ortak duvar paylaşıyor ya da aralarında yarım metre bile boşluk yok. Odunpazarı'nda eski dokudaki sokaklarda bu çok sık görülür; iş makinesinin dönüş yapacağı alan bile yoktur, kamyon sokağa giremez, malzeme el arabasıyla ana caddeye taşınır.
Kısıt burada iki tanedir. Birincisi makinenin fiziksel erişimi, ikincisi düşen parçanın nereye düşeceği. Kırıcı uçlu makineyle çalışan bir yıkımda parça her zaman planlanan yere düşmez; sıçrar, yuvarlanır, bazen komşu çatıya iner. İkinci kısıt yapının kendisiyle ilgilidir: bitişik yapılar yıllar içinde birbirine yaslanmış olabilir. Ortadaki yapı kaldırıldığında yandaki duvar serbest kalır ve kendi düzlemi dışına doğru hareket etme eğilimi gösterir.
Nasıl karar veriliyor: makine ile yapı arasında güvenli manevra mesafesi yoksa ve komşu yapının duvarı ortak taşıyıcıya oturuyorsa toptan yıkım masadan kalkar. Yapı yukarıdan aşağıya, kat kat, elemanları kesilerek sökülür. Alpu'da ya da Sivrihisar'da parsel içinde tek başına duran, dört tarafında boşluk olan bir müstakil yapı ise tam tersidir; orada kontrollü söküm yapmak gereksiz zaman ve maliyet üretir, işi makineyle bitirmek doğru karardır.
Yanlış kararın sonucu: bitişik nizamda toptan yıkıma girilirse ilk görülen şey komşu duvarındaki sıva çatlakları olur. Bu noktada iş durur, hasar tespiti yapılır, kalan kısım zaten kontrollü sökümle bitirilir. Yani başta kaçınılan iş, üstüne bir de hasar bedeliyle geri gelir.
Taşıyıcı sistem: hangi eleman hangi sırayla alınır
Karşılaşılan durum: yapının tamamı değil bir bölümü kaldırılacak. Ara kat döşemesinde asansör boşluğu açılacak, bir perde duvar iptal edilecek, bodrumda kolon aksı değiştirilecek.
Kısıt: yük yukarıdan aşağı akar. Söküm ise bu akışın tersine, yani en üstteki yükü taşımayan elemandan başlayarak ilerlemek zorundadır. Kolonu ya da perdeyi önce almak, üstündeki döşemeyi mesnetsiz bırakmak demektir. Kirişte de aynı mantık geçerlidir: kesilecek kirişin taşıdığı döşeme alanı önceden hesaplanmadan kesim yapılmaz.
Nasıl karar veriliyor: sahada şu sıra izlenir.
- Taşıyıcı olmayanlar önce: bölme duvarlar, şap, kaplama, asma tavan. Bunlar hem yükü hafifletir hem de asıl taşıyıcı sistemi görünür hale getirir.
- Döşemeler: kesim hattı belirlenir, parça askıya alınır ve ancak ondan sonra son kenar kesilir. Askıya alınmamış bir döşeme parçası, kesim tamamlandığı anda serbest düşer.
- Kirişler: altına geçici destek kurulmadan kesilmez.
- Kolon ve perdeler: en son. Üstündeki bütün yük kaldırılmadan bu elemanlara dokunulmaz.
- Konsollar: balkon ve çıkmalarda serbest uç değil, ankastre uç kritiktir. Bu elemanlarda kesim yönü diğerlerinin tersidir; serbest uçtan başlanarak ilerlenir.
Yanlış kararın sonucu: sırayı bozmak genellikle tek seferde büyük bir göçme üretmez, önce sarkma ve çatlak üretir. Bu da işin kalanını hem tehlikeli hem de daha pahalı bir onarım işine çevirir.
Eskişehir ve çevresinde işinizi yerinde inceleyelim.
Parçanın ağırlığı tahliye yöntemini, tahliye yöntemi de parça boyutunu belirler
Karşılaşılan durum: iş binanın üst katında ya da bodrumunda; dışarıya doğrudan açılan bir yol yok. Sökülen her parça bir şekilde bina dışına çıkarılacak.
Kısıt: betonarmenin birim hacim ağırlığı yaklaşık 2,5 ton/m³'tür. Bu sayı, parça boyutu tartışmasını bitiren sayıdır. 12 cm kalınlığındaki bir döşemeden 1 m x 1 m ölçüsünde parça alırsanız hacim 0,12 m³, ağırlık yaklaşık 300 kg olur. Aynı parçayı 20 cm kalınlıktaki bir döşemeden alırsanız 0,2 m³ ve yaklaşık 500 kg eder. Bu ağırlıklar elle taşınmaz; vinç, forklift ya da rampa gerekir.
Nasıl karar veriliyor: önce tahliye yolu belirlenir, sonra parça ölçüsü ona göre küçültülür. Merdivenden elle taşınacaksa parça ölçüsü buna göre küçültülür: 20 cm kalınlıktaki bir döşemede 60 x 60 cm'lik parça 0,072 m³ eder ve yaklaşık 180 kg gelir — yani elle taşınamaz. Elle taşınabilir bir ağırlık için aynı kalınlıkta parçanın 30 x 30 cm dolayına inmesi, dolayısıyla kesim sayısının artması gerekir. Vinç varsa parça büyük tutulur, kesim sayısı ve dolayısıyla süre azalır. Yani "kaç parçaya bölelim" sorusunun cevabı betonda değil, kapıda ve merdivendedir.
Yanlış kararın sonucu: tahliye planı yapılmadan kesime başlanırsa, kesilmiş ama taşınamayan parçalar kat içinde birikir. Bu hem kesilmiş elemanın üzerinde beklenmedik yük demektir hem de işin ortasında parçaların tekrar kırılarak küçültülmesi anlamına gelir.
Titreşim, gürültü ve su: binanın kullanımda olması neyi değiştirir
Karşılaşılan durum: bina boş değil. Üst katlarda oturuluyor, yan blokta ofis çalışıyor ya da yapı bir okula, hastaneye komşu.
Kısıt: hidrolik kırıcı hızlı çalışır ama titreşimi yapının bütününe iletir. Bu titreşim eski yapılarda sıva dökülmesi, fayans ayrılması ve mevcut çatlakların büyümesi olarak geri döner. Elmas uçlu kesme yöntemleri titreşimi neredeyse tamamen ortadan kaldırır, ancak soğutma suyu üretir ve bu suyun nereye gideceği önceden çözülmüş olmalıdır.
Nasıl karar veriliyor: yapı kullanımdaysa ya da yaşı ilerlemişse kırıcı yerine kesme tercih edilir; kesme hattı belirlenir, su toplama ve tahliye düzeni kurulur, kesim öncesi alt kat kontrol edilir. Yapı tamamen boşsa ve komşuluk kısıtı yoksa kırıcı ekonomiktir. Hangi kesme yönteminin hangi kalınlığa kadar çalıştığını ve karot ile duvar testeresinin nerede ayrıştığını beton kesme hizmet sayfamızda ayrıntılı anlattık; kalınlık ve donatı bilgisi netse yöntem seçimi telefonda bile netleşir.
Yanlış kararın sonucu: kullanımdaki bir yapıda kırıcıyla çalışmak, işin kendisinden daha büyük bir onarım listesi üretir. Alt katta su hasarı da benzer şekilde kesim işinden bağımsız bir masraf kalemine dönüşür.
Çoğu şantiyede doğru cevap karma yöntemdir
Söküm ve yıkım birbirinin alternatifi gibi konuşulur ama sahada genellikle ikisi birlikte kullanılır. Komşuya bakan cepheler, ortak duvarlar ve tahliye yolunun geçtiği bölgeler kontrollü sökülür; yapının iç kısmı, komşudan uzak kalan ve düşme alanı güvenli olan bölüm ise makineyle alınır.
Tepebaşı'nda cadde üstündeki bir ticari yapıda tipik kurgu şudur: kaldırıma bakan cephe ve bitişikteki dükkânla ortak olan aks kesilerek, kalan hacim makineyle yıkılır. Bu ayrımı doğru yapmak toplam süreyi kısaltır, çünkü pahalı ve yavaş olan yöntem yalnızca gerçekten gereken bölgede uygulanmış olur.
Keşif sırasında şu üç bilgi netleşirse yöntem kararı da netleşir: yapının taşıyıcı sistemi (betonarme çerçeve mi, yığma mı, perdeli mi), komşu yapılarla ilişkisi ve makine ile kamyonun parsele erişim durumu. Eskişehir'de ekibimiz merkezden çıkarak ilçelere gidiyor, keşifte bu üç başlık üzerinden ölçüm alınıyor ve yöntem buna göre belirleniyor.
Sık Sorulan Sorular
Kontrollü söküm her zaman daha mı yavaştır?
Kesim işleminin kendisi makineyle kırmaya göre daha yavaştır, evet. Ancak toplam süre karşılaştırıldığında fark daralır: kontrollü sökümde toz ve gürültü kısıtı nedeniyle iş durdurulmaz, komşu hasarı çıkmadığı için ara vermek gerekmez ve parçalar düzenli çıktığı için tahliye kesintisiz ilerler.
Sadece bir duvarı kaldıracağım, yine de taşıyıcı kontrolü gerekir mi?
Gerekir. Bölme duvar sanılan bir elemanın üst kat döşemesini taşıdığı durum sık karşılaşılan bir durumdur. Duvarın kalınlığı, içindeki donatı ve üstündeki kirişin varlığı yerinde kontrol edilmeden kesime başlanmaz.
Döşemede açacağım boşluk için parçayı ne kadar küçük kesmeliyim?
Bunu döşeme değil, tahliye yolu belirler. Parça vinçle indirilecekse büyük tutulabilir; merdivenden çıkarılacaksa hem ölçü hem kalınlık dikkate alınarak ağırlık taşınabilir seviyeye indirilir. Kalınlık ve boşluk ölçüsünü verirseniz uygun parça planını keşifte çıkarıyoruz.
Komşu binaya hiç dokunmadan çalışmak mümkün mü?
Fiziksel temas anlamında mümkündür; kesme yöntemleriyle çalışıldığında komşu yapıya darbe ve kayda değer titreşim iletilmez. Ancak ortak duvar paylaşılıyorsa, o duvarın sökümden sonraki durumu ayrıca planlanır. Bu ayrı bir iş kalemidir ve baştan konuşulması gerekir.
Yıkım kararı verilen bir yapıda kesmeye hiç gerek olmaz mı?
Genellikle olur. Tamamen yıkılacak bir yapıda bile makinenin güvenli yaklaşamadığı bir bölge, ortak bir aks ya da önce ayrılması gereken bir bağlantı çıkar. Bu noktalar kesilerek ayrılır, kalan hacim makineye bırakılır.





